İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Anadolu Propolisi pandemide kalkan oldu

Bugüne kadar yapılan en geniş katılımlı arı ve arı ürünleri toplantısında konuşan bütün uzmanlar Anadolu Propolisi’nin bağışıklık sistemine katkısına dikkat çekti ve pandemi sürecindeki pozitif etkisini dile getirdi.

Kovandan sofraya Arıcılık ve Arı Ürünleri Sempozyumu yüksek katılım ile gerçekleştirildi. Akademisyenlerden arıcılara, gazetecilerden sivil toplum örgütlerine her kesimin yoğun ilgi gösterdiği webinara yurtiçi ve yurtdışından 2000’in üzerinde kişi katıldı. Alanında bir rekora imza atan etkinliğin ocak ayında daha geniş katılımlı olarak tekrarlanması planlanıyor.

Türkiye Arıcılar Birliği ve Güvenilir Ürün Platformu iş birliğinde, BEE’O desteği ile düzenlenen Kovandan Sofraya Arıcılık ve Arı Ürünleri Sempozyumu’na Anadolu Propolisi’nin pandemideki önemi damgasını vurdu.

Güvenilir Ürün Platformu Başkanı Celal Toprak, Türkiye Arıcılar Birliği Başkanı Ziya Şahin, BEE’O Kurucularından Aslı Elif Tanuğur Samancı ve Uluslararası Apiterapi Federasyonu Başkanı Ali Timuçin Atayoğlu’nun açılış konuşmaları ile başlayan sempozyumda Türkiye’de arıcılığın durumu ve mevzuatlar, dünyadaki gelişmeler ayrıca Anadolu arı ürünlerinin farkı ana başlıkları ele alındı.

ARICILAR PANDEMİYİ KOLAY GEÇİRİYOR

Sempozyumun ilk oturumu ‘Dünya’da ve ülkemizde arı ürünlerindeki gelişmeler ve yasal düzenlemeler’ başlığı ile yapıldı. Bu oturumda konuşan Ankara Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof.Dr. Nevzat Artık ‘Dünya’da katma değerli arı ürünleri üretiminin artması gerekmekte. Bu amaçla sadece bal üretimi değil arı sütü, arı ekmeği, polen, arı zehri, balmumu ve propolis konusunda Ar-Ge çalışmaları yapılmalı. Arıcılar pandemi sürecini daha kolay geçiriyor. Bu kadar kıymetli ürünlerimiz için ve ülkemiz arı ürünlerinin uluslararası bilinirliği için tüm kesimlerin katkısı ile çalışmalarımıza hız vermeliyiz.’ dedi.

DEVLETİMİZ SICAK KUCAĞINA ARICILARIMIZI DA ALMALI

Pandemi sürecinde arıcıların daha çok desteklenmesi gerektiğinin altını çizen TAB Genel Başkanı Ziya Şahin: “Her şeyden önce pandemi vesilesiyle arı ürünlerinin önemini ülke olarak daha iyi anladık. Güvenilir ürünümüzün insanlarla paylaşımı konusunda, devamı konusunda, sürdürülebilirliği konusunda, insanlarımızın sağlıklı beslenmesi konusunda, pek çok şey yapıyoruz ama bir türlü Türkiye arıcılığını hayvancılık sektörünün içine koyamadık. Endemik bitkilerde dünyanın önde gelen ülkelerinden biriysek arıcılık varlığı yönünden en öndeysek artık bizim arıcılığı masaya koyup nerde eksikliğimiz var nerde fazlalığımız var bunu iyi tartışmamız gerekir. Arıcılarımız 2020 yılında mağduriyetler yaşadı. Çam balı gibi ülkemize özgü çok değerli bir balımızın azalışını yaşadık. Devletimiz sıcak kucağına arıcılarımızı almalıdır. Doğal ürünlerimizi insanlarımızla buluşturmamız lazım. Gelecekte bütün dünyada eğitimle birlikte beslenme de belirleyici bir unsur olarak kabul edilecek. Mesela kristallenmiş balımızı bir kenara koymayalım. Dolayısıyla arı ürünlerinde Ar-Ge çalışmalarına ve katma değerli arı ürünlerine önem verilmesi gerekli.” diye konuştu.

DESTEK ARTARSA ANADOLU’NUN GÜCÜ ARTAR

Akademik çevrelere yaptığı desteklerler ile bilinen BEE’O Kurucusu ve Genel Müdürü Aslı Elif Tanuğur Samancı, bu sempozyumun arıcılık ve arı ürünleri sektörü için çok önemli olduğunu ve tekrarlanacağını belirterek şunları söyledi; “Arı ürünleri özellikle propolis önümüzdeki yıllarda hem talebi hem de tüketimi artacak doğal ürünler olacak. Bugün, arı ürünleri globalde 3 trilyon dolarlık bir pazardan pay alıyor. Sekiz milyon arı kovanımız ve 70 bin arıcımızla Dünya’da arıcılık ve arı ürünleri anlamında çok önemli bir potansiyele sahibiz. Bu potansiyeli iyi değerlendirebilmek için de ülkemizde kaliteli arı ürünlerinin üretimini arttırarak katma değerli ve yerel markalı ürünler üreterek ihracat yapmalıyız. Yerli üretim ve ihracat yapan firmalara teşvikler var, bunlar daha da arttırılmalı. Dünya’nın ikinci arıcılık ülkesi olarak arı sütü, propolis, polen gibi katma değerli arı ürünlerinin standardı ülkemiz tarafından hazırlanmalı ve dünyaya örnek teşkil edecek şekilde sunulmalı. Bu konuda, ülkemizde yeterli kalitede ürün, donanımlı akademisyenler, yeterli alt yapıya sahip kamu kurumları, firmalar ve eğitimli arıcılarımız mevcut. Hep birlikte el birliği ile Anadolu ürünlerini Dünya markası yapmak için çalışmalıyız. Bu konuyu bir devlet politikası ve stratejisi olarak ele almalıyız.”

HİLELİ ÜRÜNE GEÇİT YOK

İlk oturuma katılan Tarım ve Orman Bakanlığı Gıda Kontrol Genel Müdür Yardımcısı Selman Ayaz bal dışındaki arı ürünlerinde kodeks çalışmalarının çok hızlı ilerlediğinin altını çizerek özellikle bakanlık olarak sahte bal başta olmak üzere hileli ürünlere savaş açtıkları belirtti. 2012-2020 yılları arasında 26 kamuoyu duyurusu yaptıklarını belirten Selman Ayaz toplam 1609 firmanın 3605 farklı parti hileli ürününün kamuoyuna ifşa edildiğini söyledi. Bu konudaki çalışmalarımıza hız kesmeden devam edeceğiz.” dedi.

Yorumlar kapatıldı.