Yatırımcılar Brexit dışında bir perspektif geliştiriyor

0
289 views

Brexit ve Serbest Ticaret Anlaşması müzakere sonuçlarına göre Türkiye ile Birleşik Krallık
ticaret hacmi bir dönüm noktası yaşayacak.

Türkiye ve Birleşik Krallık ticari ilişkilerinde köprü görevini üstlenen Türkiye’de İngiliz Ticaret Odası-BCCT Başkanı Chris Gaunt OBE, Birleşik Krallık ve Türkiye ticari ilişkilerinin Brexit rüzgarıyla alabileceği yönleri, karşılıklı yatırım ve işbirliği fırsatlarını değerlendirdi.

Chris Gaunt OBE, Türkiye ve Birleşik Krallık arasında son dönemde gerçekleştirilen üst düzey görüşmeleri kaynak göstererek, ticari ilişkilerin yukarı doğru bir ivme ile devam ettiğine işaret ediyor. Yapılan analizler, son 5-6 yıldır iki ülke arasındaki ticaretin senelik yüzde 20’nin üzerinde artışla geçtiğimiz yıl 24 milyar dolara ulaştığını ve yukarı doğru trendin halen devam ettiğini gösteriyor. Birleşik Krallık, Türkiye’nin en büyük ikinci ihracat pazarı ve en büyük üçüncü doğrudan yatırım ortağı konumunu koruyor. Bu trendin yönü, Brexit ve Serbest Ticaret Anlaşması müzakerelerinin durumuna bağlı olarak gelişme gösterecek.

Birleşik Krallığın Avrupa Birliği Müzakereleri ve  Gümrük Birliği Anlaşması görüşmelerinin sonuçlarına göre ortaya çıkacak Serbest Ticaret Anlaşması (STA) ile iki ülkenin ticari ilişkileri dönüm noktasında olabilir.

Müzakereler İkili Ticaretin Yönünü Belirleyecek

Türkiye’nin hem AB ve hem de Birleşik Krallık ile ilişkisini diplomatik çevreler, biricik ve benzersiz olarak tanımlıyor. Birleşik Krallık, AB den anlaşmasız ayrılırsa, Türkiye AB ile Gümrük Birliği Anlaşması kurallarına göre hareket edeceğinden, iki ülke arasındaki ticari ilişkiler trafiği etkilenecek. Çünkü, Gümrük Birliğinde olan bir ülkenin yeni bir Serbest Ticaret Anlaşmasını AB yoluyla yapması gerekecek.

Her iki ülke hükümetlerinin ikili ticareti koruma ve geliştirme isteğinin, Brexit sonrası ticari ilişkilerde sorunsuz bir geçişe katkı sağlaması bekleniyor. Müzakerelerde U dönüşlerin olması, çıkmaza girildiğinde bir uzlaşma noktasına gelebilmenin mümkün olması da bilinen bir gerçek.

Dünya Ticaret Örgütü devrede olursa tarifeler değişecek

Bir uzlaşmaya varılamazsa, Birleşik Krallığın dünya ve Türkiye ile olan ticari ilişkileri Dünya Ticaret Örgütü yoluyla yürütülecektir. Bu durumda tarifeler tarafında bazı değişimler ortaya çıkabilecektir. Örneğin tekstil alanında %12 lik bir tarife gündeme gelebilir. Bu durum tekstil sektörü için endişe verici gibi görünse de işletmeler bu sorunu çözümlemenin bir yolunu bulacaktır. Ancak gelecekte planlanan durum netleştiği oranda, potansiyel soruna karşı kendinizi koruyabileceğiniz bir plan yapabilirisiniz. İş dünyası tünelin sonundaki ışığı görebilmeyi bekliyor.

Yatırımcılar Brexit dışında bir perspektif geliştiriyor

Sonuç ne olursa olsun, yatırım noktasında yani iş dünyasındaki satın almalar ve birleşmeler söz konusu olduğunda Brexit dışı bir perspektifle gelişmeler gündeme gelecektir. Çünkü İngiliz şirketleri Türkiye’yi iyi bir yatırım noktası olarak görmeye devam edecektir.  Türkiye’de teknoloji başta olmak üzere, sağlık, gıda, e-ticaret alanında yatırımlar hızla artıyor. Gelişmiş teknolojiler alanında iki ülkenin birlikte yapabileceği çok fazla proje mevcuttur.

Birleşik Krallık Konsolosluğu bünyesinde yatırımlar için alternatifler geliştiren UKEF,  Türkiye’deki mevcut ve potansiyel pazarlara yönelik iyi bir model içinde çalışıyor. Her iki ülkenin şirketleri ile hem Türkiye’de hem üçüncü bir başka ülkede projeler hayata geçiriliyor. İki ülke şirketlerinin bir arada çalışabileceği ve bu ivmeyi devam ettirebilecek projelere imza atılıyor. İstanbul, son dönemde, İngiliz dış ticaretinde 14 ülkenin merkezi haline geldi. İngiliz Eximbank’ı burada ofis açtı.

Türkiye’de halen yatırımcı veya  distribütör olarak 500 kadar İngiliz firma aktif olarak çalışıyor. En çok gıda, kozmetik, kimya, teknoloji, savunma sanayi ve enerji sektörlerine yatırım yapılıyor.

BCCT’deki veriler ve analizler ışığında her iki ülke birbirlerinin dış ticaretinde 5-6’ncı sırada yer alırken, Türkiye, Birleşik Krallık için dış ticarette Danimarka, Polonya, Norveç, Rusya gibi ülkelerden de ön sırada bulunuyor.

Gaunt, Türkiye’de İngiliz Ticaret Odası – BCCT faaliyetlerini ise “BCCT olarak temelde yaptığımız şey, her iki ülkedeki iş dünyasının taleplerine kesintisiz bilgi sağlamak. Piyasaya erişim konusunda Türk ve İngiliz şirketlerine doğru alternatifler sunmak, önerilerde bulunmaktır. Türk şirketlerinin Birleşik Krallık’ta yatırımı sürekli artıyor. Bunun devam etmesi her iki ülkenin de faydasına olacaktır. Çünkü Türk şirketlerinin gelişmiş piyasalara yatırım yapmayı öğrenmesi, deneyim ve uzmanlığı kullanması ve bunu Türkiye’ye geri getirmesi ulusal piyasaya katkı sağlayacaktır. Bu her iki ülkenin de hem iç hem de dış yatırım açısından faydasına olacaktır. “ şeklinde özetliyor.